farkına var

 Toplumda bencillik kavramının genellikle kötü olarak algılandığını, bencillik özelliği atıf edilen insanlara kötümser bir ön yargı ile yaklaşıldığını hepimiz fark etmişizdir. Çoğu insan dış dünyaya ben bencil bir insanım süsü vermek istemez. Çünkü bu şekilde çevrenin bize alacağı tavır çok farklı olacaktır. Benliğimizden yola çıkacak olursak şahsen ben bencil bir insanla aynı ortamda bulunmaktan pek haz etmem çoğumuzun bu şekilde düşündüğünü varsayıyorum.Felsefede bencillik yerine egoizm terimi de sıklıkla kullanılıyor tanımını yapacak olursak bireyin,başkalarını dikkate almaksızın yalnızca kendi istekleri ve gereksinimleri doğrultusunda hareket etmesi anlamına gelmektedir. Egoist veya bencil olan bir kişi için kişisel çıkarları bütün diğer motivasyonlara baskın gelmekte.

Aslında bencil olarak nitelendirdiğimiz insanlar o kadar da kötü değilse? Gerçeğin farkına varamayıp doğal bir durumu içselleştiremeden sadece diğer insanlarda deneyim edinerek bencilliğe kötümser bir tavırla yaklaşıyoruz. Burada bencillik kavramının aslında insanın doğası olduğunu hatta bencil olmayan insanın ahlaki kötü olarak nitelendirebileceğimizi anlatmak istiyorum. Öncelikle her iyi ve kötü davranışın arkasında bencillik yatar. Abrahim Lincol ve Domuzlar öyküsünden bir kesit sunmak istiyorum: Bu öyküde, Lincoln bataklıklarla çevrili kırsal bir alanda yakın arkadaşı ve senatör Edward Dickinson Baker ile atlı arabada seyahat etmektedir. Sohbet esnasında Lincoln, Baker’a her iyi ve kötü davranışın arkasında bencilliğin yattığını söyler. Baker, Lincoln ile aynı fikirde değildir. O sırada, dışarıda bir domuzun bataklığa sıkışmış yavrularını kurtarmaya çalıştığını görürler. Domuz acı içinde bağırmaktadır. Lincoln arabanın durdurulmasını emreder. Aşağıya atlar, bataklığa koşar ve yavru domuzları teker teker sıkıştıkları yerden çıkarır. Arabaya döndüğünde Baker kendisine beklenen soruyu yöneltir:

“Şimdi bu küçük hadisede bahsettiğin bencillik nerede?” Lincoln şöyle yanıtlar:

“Bu bencilliğin ta kendisiydi. Eğer yavrularını kurtaramadığı için acı çeken o yaşlı dişi domuzu orada öylece bıraksaydım, bütün gün vicdanen huzurlu olamazdım. Bunu gönül rahatlığı için yaptım, anlamadın mı?”

Joen Feinberg bu konu hakkında şunları söylüyor.'İstediğimiz herhangi bir şeyi elde ettiğimizde bundan haz duyarız.Bu nedenle her durumda istediğimiz tek şey haz duymaktır ve gerçekleştirdiğimiz diğer eylemler de bu hazza ulaşmak için sadece bir araçtır.Çoğu zaman yaptığımız eylemlerin amacını “erdemli”, “ahlaklı” veya “asil” nedenlere bağlayarak kendimizi kandırırız. Hakiki niyetimizin yalnızca kendi mutluluğumuz olduğu gerçeğini kamufle ederiz'

Yine bir örnek verecek olsaydım dünyadaki belki de en saf sevgi olan anne ve çocuk ilişkisini ele alacak olursak.Sağlıklı bir anne çocuğunun mutsuz olmasını istemez doğal olarak onun mutsuz olduğu dönemlerde kendini kötü hisseder.Çocuğunun iyi ve mutlu hissetmesi için kendi benliğinden bile taviz verebilir. Anne çabalarıyla çocuğunu mutlu etti diyelim. Sonuç olarak anne de mutlu oldu.Açık olarak görünmese de olayın derinine indiğimizde sonuç olarak anne mutlu olmuştur. Annenin çocuğunun iyiliğini istemesi tamamen bencilliğinin ürünüydü.Çocuk kötü hissetmeye devam etseydi anne de aynı duyguyu hissedecekti ve bu annenin kendine zarar vermesine yol açacaktı. Anne kendi iyiliğini istediği ve mutlu olmayı amaçladığı için çocuğunun da mutsuz ve kötü olmaması gerekiyordu. Kendinden bir parça olan evladının mutsuz olmasını isteyen anne ve babalara sözüm olamaz zaten onların durumu apayrıdır :) 

Bencilliğin her insanın doğasında olduğu ve bu özelliğin var olmak ve mutlu yaşam için bir zorunluluk olduğunu anlatmak istedim. Egoizm veya bencilliğin toplumda kötü ahlak olarak algılanması bence tamamen yanlıştı. İnsanı insan yapan ,çevresine fayda sağlamasını sağlayan bu kavramlar kesinlilikle bir insanda bulunması gereken önemli değerlerdir. Kendimize odaklanmanın baş müritleri bu kavramları kötülemek toplumun gittikçe yozlaştığının belirtileridir. 

Çünkü insanlar sadece diğer insanları değil, başka her şeyi kendilerine göre ölçerler.              (Thomas Hobbes)

haydi, hepiniz bencilsiniz işte amınakoyayım.

teşekkürler...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

tanrı ve matematik